Bahçeli’den AKP’ye tarihi çıkış: Hukuku iğfal eden yüzsüzlerin Binbaşı Bekir’den farkı kalmadı. Tek eksikleri, yeni bir sürgün!
MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında AKP’ye yüklendi. “Başbuğ terörist ise İmralı’da yatan cani kim? Ona nasıl hitap edilmeli?” diye soran Bahçeli, iktidarın hukuk anlayışını da topa tuttu.
İktidar, özel yetkili mahkemeleri sindirme aracı olarak kullanıyor ve hedef tayin ettiklerini Silivri’ye gönderiyor.
Silahlı Kuvvetler’in terörist imal yeri gibi gösterilmesi için çaba vardır. Türk milleti bunu affetmeyecek.
Erbakan hocayı mahkum eden hukuk kaideleri sayın Gül’e neden dokunamadı, niye kendisini teğet geçti?
“Silivri, Bekirağa
Bölüğü’nden farksız”
MHP lideri Bahçeli, Silivri Cezaevi’ni mütareke yıllarında İstanbul’da vatanseverlerin kapatıldığı cezaevine benzeterek, “Bundan sonra sırada Malta sürgünleri var” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında Genelkurmay eski başkanlarından İlker Başbuğ’un tutuklanmasına tepki gösterdi. Bahçeli, Silivri Cezaevi’ni mütareke yıllarında muhaliflerin kapatıldığı İstanbul Beyazıt’taki Bekirağa Bölüğü’ne benzetti. Bahçeli, “Bundan sonra tek eksik vardır. O da yeni bir Malta sürgünü için kolların sıvanmasıdır” dedi. Haziran 2007 yılından bu yana çeşitli adlar altında darbe iddialarının gündeme geldiğini ve AKP zihniyetinin kendisi için tehlike gördüğü kim varsa statükocu ve vesayetçi olarak yaftaladığını belirterek, “Asıl anlamından saptırılmış demokrasi ve özgürlük mefhumları, millet ve devlet varlığına kast etmek için sıra zaman gözleyen mihraklara aradıkları uygun ortamı sağlamış ve dünün mağdurları bugünün zalimleri haline dönüştürülmüştür” dedi. Bahçeli, darbecilerle ilgili bütün işlemlerin yapılarak TSK’dan ayıklanması gerektiğini söyledi. Bir an önce hukuki sürecin tamamlanarak iddiaların sonuca ulaştırılmasını isteyen Bahçeli, “74 milyon vatandaşımızın huzuru, Türk ordusunun akıbeti birkaç savcıya ve hakimin kararına terk edilemeyecek kadar önemli ve vazgeçilmezdir” şeklinde konuştu. “AKP borazanını çalan, siyasetin dar mahzenlerinde terazisinin kefelerini yitiren hukuk anlayışıyla Türkiye’nin gerçek anlamda sorunlarının üstesinden gelebilmesi mümkün değildir” diyen Bahçeli, yargının siyasallaşmasının önünün açıldığını savunarak şöyle devam etti:
Binbaşı Bekir gibiler
“Bugün geldiğimiz aşamada, Silivri’nin mütareke yıllarındaki Bekir Ağa Bölüğünden, hukuku iğfal eden yüzsüzlerin de Binbaşı Bekir’den hiçbir farkı kalmamıştır. Bundan sonra tek eksik vardır, o da yeni bir Malta sürgünü için kolların sıvanmasıdır. Nasıl olsa AKP zihniyeti, tıpkı aynı anlayıştan türediği bedbahtlar gibi yabancı emellere teslim olmuştur. Ve istediği yerde, istediği gibi sürgün şartlarını oluşturabilecektir.” Milli Güvenlik Kurulu’nda yer almış, TSK’nın en üst mevkisine tırmanmış Genelkurmay eski Başkanı Başbuğ’un “terör örgütü kurmak ve yönetmek” suçlamasıyla tutuklanmasını eleştiren Bahçeli, “Bu küstah iddia aklın ve mantığın iflas ettiğinin göstergesidir. Sapla samanın karıştığının, doğruyla yanlışın yer değiştirdiğinin açık delilidir” dedi.
Cumhurbaşkanı göz yumdu
Bahçeli, Başbuğ’a ‘terörist’ suçlaması yapanlar için “biraz utanmaları varsa” diyerek şu soruları yöneltti: “Şayet Genelkurmay Başkanı terör örgütü kurup yönettiyse bu örgüt ve militan kadrosu nerededir? Yoksa gizli gündemlerde, kanlı terör örgütü PKK’yla kahraman Mehmetçiğin yer değiştirilmesi mi vardır? Bu terör örgütünün yatağı, yuvası ve konuşlandığı yer neresidir? Mehmetçik terörist olmuştur da bizim ve milletimizin mi haberi yoktur? Eğer Genelkurmay eski Başkanı Başbuğ terörist ise İmralı’da yatan cani kimdir ve hangi suçtan dolayı oradadır? Kandil fitnesinin faillerine bundan sonra nasıl hitap edilmeli ve ne denmelidir? Geçtiğimiz 30 Ağustos kutlamalarında, Başkomutan sıfatıyla tebrikat kabul eden Cumhurbaşkanı Sayın Gül, acaba önünden geçen ve ellerini sıktığı teröristleri fark edememiş midir? Bu durum karşısında bebek katilinin Silivri’ye nakli ya da İlker Başbuğ’un İmralı’ya götürülmesi düşünülmekte midir?”
Adres Yüce Divan
Bahçeli, Başbuğ’un nerede yargılanacağıyla ilgili tartışmaları da değerlendirdi. Son anayasa değişikliğini hatırlatan Bahçeli, “Genelkurmay Başkanlığı yapan bir kişinin eğer hükümeti devirmek maksadıyla darbe niyeti taşıdığı ve planı yaptığı iddia ediliyorsa, bunun görev dışı yorumlanması hukuken tutarlı ve inandırıcı olmayacaktır. Genelkurmay Başkanlığı yapan bir kişinin, Anayasa’nın amir hükmünü ihlal edercesine Yüce Divan dışında yargılamaya tabi tutulması üzeri örtülemeyecek bir yanlış ve kastı aşan bir hatadır” şeklinde konuştu.
Gerekirse tekrar Sakarya kıyılarına ineriz
Türkiye’nin BOP öncülüğünde ve değişim adı altında dönüştürülmeye ve 29 Ekim 1923 tarihli milli yemininden koparılmaya çalışıldığını ileri süren Bahçeli şunları söyledi: “12 Eylül 1919’da tarihli bir gizli anlaşmayla Kürdistan’ın kurulmasına rıza gösteren hainlerin bugünkü temsilcileri yine işbaşındadır ve el altından bunun alt yapısını oluşturmaya yönelmişlerdir. BOP’un da amacı birdir, AKP’nin de amacı nettir, AB’nin de hedefi berraktır: O da Türk milletini bölmek, son yurdumuzu etnik bölücülere peşkeş çekmek ve bin yıl öncesinin intikamını almaktır. Siz bakmayın AKP’nin istismarcı sözlerine. Türkiye’nin bugünkü halinin ve katlanan sorunlarının gerisinde bunlar vardır. Ama emin olun ki başarmayacaklar. Allah izniyle bin yıllık kardeşlik hukukunu bozamayacaklar. Sabote ettikleri demokrasiyle, gasp ettikleri özgürlükle ve narkozlu barış sözleriyle ne kadar avantajlı olursa olsunlar emellerine nail olamayacaklar. Kimlik eksenli çözülmenin karşısında sonuna kadar dimdik duracağız. Gerekirse tekrar Sakarya kıyılarına ineriz. Tekrar Kocatepe’ye çıkar Dumlupınar’da destan yazarız ve kararlılıkla Akdeniz’e uzanırız. Unutmayınız, ölürüz de vatanımızdan ve bir tek insanımızdan vazgeçmeyiz.”
Fezleke çok yakışık almamıştır
Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu hakkında hazırlanan fezlekeyi, “çok yakışık almamıştır” sözleriyle değerlendirerek, partisinin fezlekeyi kabul etmesinin mümkün olmadığını söyledi. Bahçeli, beraberindeki grup başkanvekilleri Oktay Vural, Mehmet Şandır ve MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman ile 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla TBMM’deki gazetecilere kırmızı karanfil dağıttı. Bahçeli, bir gazetecinin, “Anamuhalefet partisinin lideriyle ilgili bir gelişme oldu. Anamuhalefet partisinin genel başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir konuşmasına atfen tezkeresinin hazırlanarak, Adalet Bakanlığına gönderilmesi çok yakışık almamıştır. Bu darbecilerin ayıklanması kapsamını aşarak, AKP önündeki engellerin hepsinin kaldırılmasını isteyen bir anlayışa dönüşmüştür. O zaman Cumhuriyetin kazanımlarının hepsinin kaybolduğu her türlü milli kurumun yok farzedildiği çok partili siyasi hayatta var olan siyasi partilerimizi geriye döndürmek suretiyle tek partili bir siyasi hayatı arzular anlayışı işaret eden bu yaklaşımlar doğru değildir. Adaleti temsil eden şahsiyetlerin aşırı tutuklama ve sorgulama hızını hafifleterek, Türkiye’yi biraz rahatlatmalarında yarar vardır. Böyle bir konu Meclis’e geldiği zaman tezkereyi Milliyetçi Hareket Partisi’nin kabulü mümkün değildir.”












