Karakter Boyutu A A A
ERZURUM KONGRESİ ÖNCESİ VE SAFAHATI
17 Aralık 2011 Cumartesi 12:04

Vatanseverlere ilk marş emrini Erzurum Kongresinde verdi

ERZURUM KONGRESİ ÖNCESİ VE SAFAHATI

Vatanseverlere ilk marş emrini Erzurum Kongresi’nde verdi
Yoklama bittikten sonra, riyaset divanının seçimine geçildi. Neticeden emindik amma içimizde de heyecandan ileriye gelen bir pirelenme vardı, doğrusu. İbrahim Süreyya bana:
- Mazhar, ne dersin Paşa’nın reis olmaması mümkün mü?
Diye sorarken ben de ona muhakkak aynı şeyi soruyor ve fakat, neticede birleşiyorduk:
- Hattâ ittifakla olacak.
Nitekim de öyle oldu ve Paşa alkışlar arasında kürsüye çıkarak ilk tarihî nutkunu söyledi. Bu nutuk, Türk millî ihtilâlcilerine, savaşlarına ve vatanseverlerine ilk:
- Marş...
Emri idi. Nutkunu söylerken ses anbean tunçlaşıyor, gözleri göğün kubbelerini delip başka âlemlerin semasında dolaşırcasına irileşip dalıyor ve yüzündeki gergin hatlar yüreğindeki irade, azim ve inanı bütün vuzuhu ile belirtiyordu. Bu tarihî nutku kısaltmadan aynen veriyorum: (Sayın okuyucularımız; Mazhar Müfit Kansu’nun kitabındaki nutuk, Osmanlıca kelimeleri ihtiva ettiğinden biz burada, daha iyi anlaşılabilmesi için günümüz Türkçeyle yazılmışını aktarıyoruz. KEA)
"Saygıdeğer Temsilci Efendiler!
Kongremiz başkanlık heyetine, beni seçmekle gösterilen güvene ve ilgiye özellikle teşekkür ederim. Buna dayanarak bazı şeyleri arz etmek istiyorum. Efendiler! Tarih ve olayların yönlendirmesi ile, fiîlen içine düştüğümüz bugünkü kanlı ve kara tehlikeleri görmeyecek ve bundan dehşet ve üzüntü duymayacak hiçbir vatansever düşünülemez.
I. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru milliyetler temeline dayanarak verilmiş sözler üzerine Osmanlı hükûmetimiz de adaletli bir barışa kavuşmak arzusuyla ateşkes istedi. Bağımsızlık uğrunda namus ve cesaretle dövüşen milletimiz, 30 Ekim 1918’de imzalanan mütareke belgesi ile silâhını elinden bıraktı.
Devletlerin manevî kişiliği ve imzalayan temsilcilerin kendi namuslarının niyet ve güvencesinde olan bu mütareke belgesi hükümleri bir tarafa bırakılarak İtilâf Devletleri’nin askerî kuvvetleri saltanat merkezini ve yüce hilâfetin başşehri olan İstanbul’umuzu işgal etti. Gün geçtikçe artan bir şiddetle Saltanat ve Hilâfete ait hukukumuz ile hükûmetimizin kişiliği, millî onurumuz saldırılara ve adaletsizliklere uğradı. Osmanlı Vatandaşı olan Rum ve Ermeni unsurlar gördükleri destek ve yardımların sonucunda millî şeref ve namusumuzu yaralayacak taşkınlıklara başladılar. Nihayet üzücü ve kanlı devresine girinceye kadar küstahça saldırılara devam ettiler.
Fakat derin bir üzüntü ile itiraf etmeliyiz ki, bu cesur ataklar, sekiz aydan beri birbirinin peşi sıra iktidar olan, ama millî denetimden uzak hükûmetlerden birinin diğerinden daha kötü olarak gösterdiği zayıf ve beceriksiz icraatlarından, başkentte ve bazı gazetelerde görülen çok ayıp ihtiraslardan ve millî vicdanın inkârı ve Kuva-yı Millîyenin hesaba katılmamasından dolayı gelişme fırsatı bulmuştur.
Belirtilen nedenlerle, Saltanat merkezinin de kuşatılmış olmasıyla, tam olarak kaderimize sahip çıkacak bir millî irâdenin de olmadığı şeklinde yanlış fikir hâkim olmuştu. Cansız bir vatan, kansız bir millet neleri hak etmişse çekinmeden onların uygulanmasına İtilâf Devletleri’nce başlanmıştır. (Devam edecek)


197 defa okundu...
ANKET Diğer Anketler
Çayınızı hangi bardaktan içersiniz?
Çay içmem
Diğer
Su bardağı
Kupa
İnce belli çay bardağı
» Tüm yazarları göster YAZARLAR  
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
Son 7 gün içinde eklenmiş haber bulunamadı.
Son 7 gün içinde yorumlanmış haber bulunamadı.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Rizede haber Rize haber rize haber rize spor haber
Telefon: 0535 389 85 76
Eposta: iletisim@rizedehaber.com